02Çalışma Notu · · 3 dk okuma
Kent-Devlet Nasıl Doğdu: Üretim Fazlası, İstila ve İlk Hiyerarşi
İlk devlet nasıl ortaya çıktı? Cevap bir keşifte veya sözleşmede değil, üretim fazlasında ve onu ele geçiren bir grupta saklı.
Kendine yeten bir düzen
Tarım toplulukları kendine yetebilen topluluklardı. Üretim ihtiyacı karşılamakla kalmıyor, artıyordu da; yani doğa üzerinde kısmi bir hâkimiyet kurulmuştu. Üretilen ürün topluluk içinde eşit dağıtılıyor, işler ortaklaşa yapılıyordu. Hiyerarşik bir düzen yoktu.
Bu tabloda dikkat çekici olan şey, üretim fazlasının henüz kimseye ayrıcalık sağlamaması. Fazla ürün vardı ama onu biriktirip başkaları üzerinde güce çeviren bir yapı yoktu.
İstila ve ilk bölünme
Çoban toplulukları kendine yeten topluluklar değildi. Bu yüzden kendilerinden daha iyi durumdaki, ürün fazlası veren tarım topluluklarını istila ettiler. İstila edilen topluluktaki insanların hayatını bağışladılar, ancak ürünün bir kısmına el koydular. Kent-devlet ve hiyerarşik düzen tam da buradan doğdu.
Değişimin anlamı şu: kent-devletin kuruluşuna kadar her şey eşit biçimde yapılırken, artık istilacılar üretim fazlasına el koyuyor, insanları çalışmaya zorluyor ve karşılığında koruma sözü veriyordu. Daha önce yalnızca doğada hayatta kalmak için çalışan insan, şimdi bir de başka insanlar tarafından öldürülmemek için çalışmak zorunda kaldı.
Zorunluluğun kaynağı değişti: doğa yerine insan geçti.
Çalışmayanların ortaya çıkışı
Çoban toplulukları, tarım topluluğundaki insanların üreteceği, kendilerinin ise çalışmadan tüketeceği bir sistem kurdu. Beslenme açısından hayatta kalma kaygısı ortadan kalkınca çalışma gereksinimi de kalmadı. Bu mümkün oldu çünkü tarım topluluklarında zaten üretim fazlası vardı; bir grup insanın hiç çalışmaması üretimi aksatmıyordu.
Böylece kent-devlette iki ayrım birden doğdu: çalışan ile çalışmayan, yönetilen ile yöneten.
Beklenmedik sonuç: bilgi
Hikâyenin ilginç kısmı burada başlıyor. Çalışmayıp başkalarının ürettiğiyle geçinen istilacı topluluk, boşa çıkan zamanını doğa üzerinde hâkimiyet kurmaya ayırdı. Doğanın yasalarına ve işleyişine kafa yordular, doğaya karşı alınacak tedbirler üzerine çalıştılar. İnşaat gibi idare ve iş bölümü gerektiren konularda sorumluluk aldılar.
Bu bilgi birikimi doğadan görülen zararı azalttı ve bundan tarım toplulukları da yararlandı. Çünkü onların doğa hakkında bilgi üretecek zamanı yoktu. Zorunluluktan çalışmayanları beslemiş olmalarına rağmen karşılığında bir fayda gördüler: doğa karşısındaki mağduriyetleri azaldı.
Tek yol değil
Burada anlattığım, devletin kökenine dair tek açıklama değil. İstila ve fetih modeli — çoban topluluklarının yerleşik tarımcıları boyunduruk altına alması — klasik bir çerçeve, ama arkeoloji ve antropoloji bugün birden fazla yol tanıyor: sulama sistemlerinin yönetimini gerektiren tarım biçimleri, nüfus baskısı ve toprağın kıtlaşması, ticaret ağlarının denetimi, dinî otoritenin örgütleyici rolü. Mezopotamya'da ortaya çıkan devlet ile Mezoamerika'da ortaya çıkan devlet aynı süreci izlemiyor.
Ortak payda şiddet değil, artı ürünün varlığı: ancak biriktirilebilen ve el konulabilen bir fazla ürün olduğunda çalışmayan bir tabaka mümkün hale geliyor. Bu fazlaya kimin, hangi yolla el koyduğu ise coğrafyaya göre değişiyor. Yukarıdaki anlatıyı bu yüzden bir "model" olarak okumak gerek, tarihsel bir kronoloji olarak değil.
Buradan çıkan
Bu modelde ilk devlet bir uzlaşmanın değil, bir el koymanın ürünü. Ama aynı el koyma, insanlık tarihinde ilk kez bir grup insanı üretim zorunluluğundan kurtararak bilgiyi, yönetimi ve planlamayı mümkün kıldı.
Toplumsal farklılaşmanın hem bir haksızlık hem de bir imkân olarak aynı anda doğması, sonraki bütün siyaset felsefesi tartışmalarının zeminini kuruyor. Platon'un ve Aristoteles'in iş bölümünü neden bir hiyerarşiyle meşrulaştırma ihtiyacı duyduğunu da ancak buradan bakınca anlıyoruz.
Kaynakça
- Childe, V. G. (1942). What Happened in History. Harmondsworth: Penguin. (Türkçesi: Tarihte Neler Oldu, Alan Yayıncılık.)
- Scott, J. C. (2017). Against the Grain: A Deep History of the Earliest States. New Haven: Yale University Press. (Türkçesi: Tahıla Karşı: İlk Devletlerin Derin Tarihi, Koç Üniversitesi Yayınları.)
- Service, E. R. (1975). Origins of the State and Civilization: The Process of Cultural Evolution. New York: W. W. Norton.
- Engels, F. (1884). Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni. (Türkçe baskı: Sol Yayınları.)
- Mann, M. (1986). The Sources of Social Power, Vol. I: A History of Power from the Beginning to A.D. 1760. Cambridge University Press.
Bu yazıyı alıntılamak için
Kandemir, V. (2020). Kent-Devlet Nasıl Doğdu: Üretim Fazlası, İstila ve İlk Hiyerarşi. Vedat Kandemir. https://vedatkandemir.com/kent-devlet-nasil-dogdu-uretim-fazlasi-istila-ve-ilk-hiyerarsi.html